İş Dünyasında Yeni Dönemin Süper Kahramanları Kimler?

2020 yılı, hem bireyler hem de kurumlar için büyük değişimlerin senesi oldu. Ağır bir pandemi süreci sonrasında içinde bulunduğumuz yaz ayları biraz geriye çekilip, bir değerlendirme yapmanın tam zamanı diye düşünüyorum.

Hepimiz, içinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli dönemini yaşadığımızın farkındayız. Birçok farklı kanaldan milyonlarca bilgi, öngörü ve söylenti etrafımızdan akıp geçerken, üzerinde önemli bir sorumluluk taşıyan iş liderleri de içerisinde bulduğumuz bu durumu, daha basit ve net bir şekilde anlamaya çalışmaktadırlar. İster iş sahibi olalım, isterse profesyonel olalım, bugüne kadar elde ettiklerimizi korumak ve hatta daha da arttırmak istiyorsak, bu dönemi ve yakın geleceği çok daha net ve basit bir şekilde anlamlandırmamız gerekmektedir. Hatta bir an önce, bu yeni duruma uyum sağlamak için değişmek ve dönüşmek zorundayız.

Yakın Geleceğin Lideri Ben Miyim?

Son dönemlerde, yakın geleceğin iş dünyasındaki yetenek ve yetkinlik değişimlerinin nasıl olacağı ve şirketlerin buna nasıl adapte olabilecekleriyle ilgili McKinsey&Company’nin yayınladığı ‘Skill shift: automation and the future of the workforce’’ adlı rapor oldukça dikkat çekti.

Bu raporda, çalışma dünyasında kullanılan becerilerin nasıl değişeceği 2016 ve 2030 yılları karşılaştırılarak verilmiştir. Sonuçlara çok şaşırmasak da, bu sonuçların yorumlanması ve buna göre pozisyonumuzu belirlemek daha önemli olacaktır. Hepimizin öngördüğü üzere, fiziksel beceriler ile temel bilişsel becerilerin önemi %15 azalırken, sosyal ve teknolojik becerilerin önemi göze batacak şekilde yani %55 artmaktadır. Buna göre, geleceğin değerlerini yaratacak liderlerin, teknolojiye adapte olmuş, sosyal ve aktif kişilerden oluşacağı çok net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Hatta son dönemlerin başarılı iş insanlarına baktığımızda, şimdiden bu özelliklere sahip oldukları için fark yaratanlar olduklarını açıkça görüyoruz.

Bu sonuçlar doğrultusunda, hepimizin kendine sorması gereken önemli sorular var. Bu yeni dönemi, berrak ve açık bir şekilde algılayabiliyor muyum? Değişime ne kadar açığım? Sosyal ve teknolojik yetkinliklerim ne düzeyde? Tüm bu soruların sonunda belki de gelmemiz gereken nokta, ‘’Ben yakın geleceğin liderlerinden birisi miyim?’’ sorusunu kendimize sormaktır.

Çalışanlarımızın Profilleri Değişiyor…

Liderlerin bu kişisel değerlendirmeyi yapmasından sonra, bir diğer önemli bir konu da kurumlarımızın bu değişime nasıl adapte olacağıdır. Uzun zamandır otomasyon ve yapay zeka teknolojilerinin ilerlemesiyle fiziksel iş gücü ihtiyaçlarının azaldığını görmekteyiz. Hatta yine McKinsey’in araştırmasına göre, hemen hemen her aşamadaki şirketin yöneticileri, önümüzdeki 3 yıl içerisinde ortalamada %20’lik bir işgücü azalması gerçekleşeceği konusunda hemfikirler.

Ancak burada değerlendirilmesi gereken esas önemli konu, bu iş gücü profili tamamen mi yok olacak? Yoksa bir kısmı çok daha farklı profiller olarak, iş dünyasına mı katılacak? Yine kurumların liderleri, %20 azalan iş gücünün yerini %6 oranında farklı profillerin dolduracağını öngörüyorlar.

Benim değerlendirmeme göre, ben bu oranların çok daha dramatik bir şekilde değişeceğini düşünüyorum. Yakın gelecekte şirketlerin mevcut çalışan profillerinin %50’sinin değişeceğini tahmin ediyorum. Ayrıca bu yeni profiller ile iş tanımlarına, mevcut lider kadrolarının da hazır olmadığını düşünüyorum. Daha önceleri bu değişimin zaman alacağı ve doğal seleksiyon yoluyla tüm iş dünyasının bu döneme hazırlanacağını söyleyebilirdik. Ancak pandemi sonrasında böyle bir hazırlık zamanımızın da olmadığı ortaya çıkmış oldu.

Yeni Dönemin Süper Kahramanları

Kurumlardaki bu değişimde en önemli ve kilit rolü, şirketlerin yeni ihtiyaçlar doğrultusunda yapılanması, ihtiyaç duyulan yeni profillerin bulunması, tekrar eğitilmesi ve yönetilmesi konularında C-Level ve İK liderleri oynayacaktır. Dikkat çekmek istediğimiz konu ise şirketlerin en stratejik bölümü olan İK’nın, şimdilerde belki de şirket performansının ana sebebi ve sahibi olarak nihayet yeni dönemin parlayan yıldızı olacağıdır.

Tüm bu değişimin sonrasında belki de bizleri çok daha yalın, esnek, insan odaklı çalışma yapıları bekliyor olacak. Ancak siz de biliyorsunuz ki yalınlaşmak ve sadeleşmek her zaman çok daha zordur.

Was this post helpful?

başkasıyla paylaş

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on linkedin

Geri Bildirim

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Want to receive our latest news?

Haber Bültenimize Abone Ol

Yeni makaleler hakkında bildirim alın