Evde Kal Sürecinde Ruh Halimiz. Peki Sonrasına Hazır mıyız?

Evde kal sürecinde, uzaktan çalışan, arada ofis sakinken işe uğrayan, işleri tamamen askıya alan birçok kişi var. Sağlıkla ilgili endişeler bir yana, bu yeni durum hepimizde farklı tedirginlikler de yarattı. Yaşadığımız olumsuzlukları;

  • ekonomik durumumuzla ilgili belirsizlikler
  • rutinimiz bozulması
  • kısıtlanmış hissetmemiz
  • olanı biteni kontrol edemeyişimiz
  • şimdi ve gelecekle ilgili birçok olumsuz bilgiye maruz kalışımız
  • yalnızlaşmamız

şeklinde sıralayabiliriz.

Kişilik yapılarımız ve savunma mekanizmalarımız farklı olduğu için de bu sürece doğal olarak farklı tepkiler veriyoruz. Örneğin;

  • Dışadönük olanlar, sosyalleşmeyle beslenirler ve hareket halinde olmayı severler. Onlar şu an zorlanıyorlar. Görüntülü grup konuşmaları onlara iyi gelebilir.
  • Organize ve disiplinli olanlar, rutinlerini değiştirmek zorunda olduklarından çok zorlandılar. Kendileri mevcut duruma uygun yeniden program yapabildiklerinde, yeniden düzen oluşturabildiklerinde rahatlayacaklar.
  • Esnek olanlar başta çok zorlanmadılar, ne de olsa yeni ve ani değişen durumlara kolay adapte olabiliyorlar. Ama onların da zaman geçtikçe sıkıntıları artacak. Anlık spontan davranmıyor olmaktan dolayı daha da çok sıkılacaklar. Uzaktan erişilebilen; müzeler, konserler, operalar, tiyatrolar ve farklı web uygulamaları tam onlara göre.
  • Baskın karakterler, şu anda kısıtlı kontrole sahipler, istediklerini elde edemiyorlar. Bu yüzden evde terör estirmeye de yatkınlar. Kontrol edebileceğim ne var sorusunu sorup, sakinleşme egzersizleri yapmaları onların da işine yarayacak.
  • Kaygı düzeyi normalde de yüksek olan ya da diğer bir deyişle yapı olarak telaşlı ve endişeli olanlar, haliyle bu duyguyu şu an daha da yoğun hissediyorlar. Bu süreçte, önceki karamsarlıklarına yenileri eklendi. Kendileri gibi kaygılı olan arkadaşlarıyla değil de, daha soğukkanlı olan arkadaşlarıyla konuşmak onlara iyi gelebilir.

Ne kadar süreceğini bilmediğimiz bu halimizle bir süre daha baş başayız. İşimizi ve uğraşlarımızı yeni duruma adapte etmeye çalışıyoruz. Unutulmaması gereken bir şey var ki, bu acil durum hali hafiflediğinde virüs yine var olacak. Bu yüzden de hayat düzenimizle, alışkanlıklarımızla, uğraşlarımızla ve para kazanma biçimimizle bu yeni duruma uyum sağlamamız kaçınılmaz olacak.

Doğada en güçlü canlı, değişen durumlara adapte olabilen ve elindeki kaynaklarla ihtiyaçlarına uygun optimum çözümler yaratabilen canlılardır. Bizim de uyum sağlamak için kendi optimum çözümlerimizi yaratabilmek adına yapabileceklerimiz var.

Şimdi hayal edelim.

Bu süreçle ilgili iyi senaryom ne? Kendi en iyi senaryomda neyi önceki alışkanlıklarımdan farklı olarak yapabilirim? Bu deneyim bana ne öğretti? Sonraki sürecimde kendime ve çevreme neler katabilirim?

Bu süreçle ilgili en kötü senaryom ne? Bu olduğunda hangi zararları görebilirim? Bugünden hangi önlemleri alabilirim? Daha sonrası için alternatif planlarım neler olabilir? Kimlerden yardım alabilirim? Beni destekleyecek hangi kaynaklara (bilgi,yetenek,deneyim vs..) sahibim?

Biraz düşünelim, kendimize sorular sorarak, işimize yarayan cevaplar bulmaya çalışalım.

Özge Berçin

Psikolog, Eğitmen ve Profesyonel Koç

Was this post helpful?

başkasıyla paylaş

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on linkedin

Geri Bildirim

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Want to receive our latest news?

Haber Bültenimize Abone Ol

Yeni makaleler hakkında bildirim alın